24 Mart 2014 Pazartesi

Çocuk İstismarına Hayır

Ben anlamıyorum kim bu sokak çocukları?Ya da kim kimsesiz bıraktı çocuk esirgemedekileri?Şu çocuk istismarı denilen saçmalık ne zaman biticek?Dayakla susturulanlar,cinsel istismara uğrayanlar,çalıştırılıp üzerinden para kazanılanlar,ihmal edilen onlar,sevgisizlikten ölen onlar,okutulmayanlar,kız olduğu için sevilmeyen,erkek olduğu için küçücük yaşında sorumluluk taşıyanlar,erkenden gelinlik giyenler çocuk,çocuk,çocuk,Kocaman ellerin altında ezilen çocuk.Bu sadece sıfır ve on sekiz yaş arası.Binlerce saçmalık,eziyet.Bir türlü bitmek bilmeyenler.Bir çocuk sevgiden başka ne isteyebilir ki?"Ben de burdayım" cümlesini kuramadığı için belki de çoğu zaman hiçe sayılan o.Sırf küçükken en yakınından,babasından şiddet gördüğü için ileride eşini ve çocuklarını dövüyorsa.Sırf küçükken "güçlü olan güçsüzü döver" düşüncesi dayatılan bir çocuk yaşlanınca annesine el kaldırıyorsa suçlu o mu?Ya da sokaklarda büyüyen çocuklar neden gelir dünyaya,onlar bütün bu acılara katlanmak için mi yaşıyor?yoksa ruh sağlığı bozulup sonra da kendine kıysın diye mi?kim bu sokak çocukları sokaklar mı doğurdu ki onları?sokaklar mı onların annesi babası?Sanırım tek suçlu bizleriz.Bizden kastım "geri kafalı" başlığı altındaki insanlar.Zaten insanlar yaymadı mı kötülüğü dünyaya?bugün bir cinayetin,bir hırsızlığın,bir kavganın sebebi içimizdeki öfkeler değil mi?Çocuk en saf haliyle gelir dünyaya,ağlamaktan ve gülmekten başka yapıcak hiçbir işi yoktur.Annesine muhtaçtır,babasına muhtaçtır,en önemlisi sevgiye muhtaçtır.Sokaklara,yurtlara değil.Yani diyeceğimiz o ki o kocaman ellerinizi çekin onların üstünden.Geri kafalı olmanın da lüzumu yok.O çocuğun karnı doyar elbet ama sevgiye aç kalacaktır hep.

23 Mart 2014 Pazar

Huzur

Şu çaresizlik ne iğrenç.Hayattan soğutuyor.Bir yerden sonra sanki dünya yıkılmışta sen altında kalmışsın gibi bir hâl alıyor insan.Ben ki günlerdir tek kurtuluşu "salla gitsin" demekte buldum."Kanka seni unutmuş,kanka çok acayip mutluymuş,ya senin saçların mı yağlanmış,ıyy be orda sivilce mi çıkar resmen ben burdayım diyor,kalk ilaçlarını iç kalk " ve benzeri bin tane cümle kuran insanlara tek verdiğim tepki sanırım salla gitsin oldu.İnsan içine çıkınca ben sürekli bik bik bik konuşurum da sanırım boş konuşurum hep.Ya magazin,ya dedikodu ya eleştiri.2 dakika susup yanımdaki insana izin versem bütün gerçekleri yüzüme vurucak,bütün dertleri ortaya dökücek.Sürekli dert dinlemek çok itici.Benim omzumda ağlamayın demek istiyorum bazılarına.Bu yüzden yapmayı sevdiğim tek şey kendimle başbaşa kalmak.Eve bir geliyorum yüzümdeki makyajı yıkıyorum,saçı topluyorum,kulaklığı takıyorum neresi olursa artık çöküyorum bir yere oh mis.Huzur bu sanırım.Kitap oku,müzik dinle ve bişeyler iç.

22 Mart 2014 Cumartesi

Anfizem

İnsan bazen haline şükretmeli.Şu anda tek bildiğim bu.Bir süre öncesine kadar korkunç ağrılar saplanıyordu ciğerlerime.Nefesim daralıyordu ağladığım zaman ve iliklerime kadar hissediyordum o acıyı.Küçüklüğümden beri bir sürü ameliyat bir sürü tedavi görmüş insanım.Artık bana bişey olmaz kafasında yaşamaya başlamıştım.Bi taraftan da bünye alışmış artık hastanelere artık ciğerime bile ağrılar girdiğinde aman en son olduğum ameliyatın yan etkisi falandır diye avutuyodum kendimi.Bi taraftan zaten ne olursa olsun insan içine çıkınca sürekli çok konuşan,espiriler yapan,sürekli gülen bir tipim ki en yakın arkadaşımın sevgilisi bana komikli kız diye hitap ediyor.Bu yüzden üzülmeyi yakıştıramıyorum kendime belki.Neyse baktık ağrıların geçeceği yok on bininci kez gittim doktora ve yine hayatıda ilk kez duyduğum bi hastalık "anfizem".İnternette araştırmak çok iğrenç çünkü fotoğraflara bakıp "höff Allah'ım benim ciğerlerim böyle olamaz" diye zırlıyodum en son.Neyse halinize şükredin,şükredin

Hiç Ardına Bakmadan

Bazı insanlar hayatımıza sırf bizi yaralamak için geliyor.Bu da benim sınavımmış diyosun ve içine tıkıştırıyosun.En büyük sızı da aradan zaman geçiyor,en sevdiğin insanla aranızdaki boşluk artık boşluk değil uçurum olmuş oluyor.Sonra geriye dönüp bakıyosun ve gördüğün tek şey aslında seni hiç mi hiç sevmemiş olması.Çoğu zaman kendime bu benim sevdiğim adam olamaz diyorum.Tekrar tekrar bakıyorum.Sonra acı bir gerçek daha.Sevdiğim adama başkaları dokunmuş.Zor mu?evet fazlasıyla zor bişey bu. Sonra farkedersin ki.Aslında sadece uzaktan bakıp susmuşsun.Hem de hep susmuşsun,hiç konuşmamışsın."Hayır sen benimsin,gidemessin" diyememişsin en basitinden.Sanırım sevdiği için herşeyi yapıp,ama hiç konuşmayanlardanım ben de.Sanırım yaklaşık bir ay öncesiydi ve ben elimde hediyeyle onu bekliyordum.Doğum dünüydü.Uzaktan gözlerim onu ararken yanında başkasıyla gördüm onu.O an ki kalp acısı başka yerde yok sanırım.Çok farklı bişey.Gözün açılıyo ve gerçekleri görmeye başlıyosun.Kendi kendine "meğer ne safmışım ne körmüşüm" diyor insan.Sonra şarkılar söylüyosun yine ondan uzak,onun olmadığı yerlerde.Hiç duymuyor sesini mesela.Hiçte hissetmiyor hiçbir şeyi.O yoluna devam ediyor.Yeni sayfalara başkalarını yazarken hiçte aklına gelmiyosun. Neyse ki zamanla gözü açılıyor insanın.Sesindeki samimiyetsizliği anlıyor insan.Sana sanki hayatında kimse yokmuş gibi davranırken.Aslında yanındakinin ismini söylemeye yüzünün olmadığını anlıyorsun."binlerce hata yaptım,en büyük hatam sensin,özür dilerim sen yanımdayken başkasına baktım,hem de hiç içim yanmadan bütün anıları sildim,ben en başta seni silmedim mi zaten?sevdim seni evet ama azıcık sevdim,özür dilerim hayallerinle oynadım bunun özürü olmasada özür dilerim.Ben seni hiç aldatmadım ama hayallerimizi,anılarımızı,bütün emeklerini,bana verdiğin o kocaman sevgiyi aldattım.Geceleri yatarkende hiç gelmedin aklıma.Her gece senin sesini duyduktan sonra yattım yatağa ama başkasının hayaliyle koydum kafamı yastığa.Şimdi sen sus konuşma,sakın çıkma da karşıma başkaları rahatsız olur senden.Sen kal orada.Sana hediye ettiğim acılarla yıprat kendini.Ben çok mutluyum burda,vicdanım da acımıyor zaten seninki benim yerime de sızlasın.Sen yine şarkılar söyle orda burda bana ben hiç duymicam sesini bir daha hiç görmicem seni.Ben körüm artık sana" diyemez karşına geçip.Mutsuzum der çünkü yüzü yoktur mutlu olmaya.

19 Mart 2014 Çarşamba

MAYONEZ

Maalesef ben saçlarıyla kafayı yemiş bir insanım.Saat kaç olursa olsun,ne olursa olsun o saç düzgün olacak.Düzgün olması içinde bakımlı olmalı tabi ki.Her gün maşa yapanlar ya da ne bileyim düzleştirenler var tabi güzel mi?evet güzel.Ama biraz yakından bakınca o saçın ne kadar yıpranmış olduğunu görürsün.Zaten o düzleştirici denilen alet dünya markası da olsa 1 ay sonra saç uçlarındaki kırıklar gözübe gözüne girer.İnsanların "ayy ne kadar güzel" dediği saçların sahibi zaten evde sinir krizi geçirip gelmiştir.Bir de o kremler,spreyler derken çoğu insanın saç dipleri bile açılıyo.Aslında bizim tonla para döktüklerimiz içindeki değişik maddeler sonucu saça zarar veriyor.Çok yazı okudum bu konuda.Bazı sitelerde ve saç bakım kitaplarında mayonezi gördüm.Başta herkes gibi "ıyk kokar o kokar" dedim.Ama denedim iyi bir şampuanla yıkadığın zaman asla kokmuyor.Öncelikle duştan 1 saat önce falan bütün saçına sürüyosun mayonezi.Sonra yıkıyosun saçları.Bi süre kullandıktan sonra saçlar daha güçlü oluyor,gür oluyor en önemlisi saç uçları kurumuyor.

14 Mart 2014 Cuma

En İyi Sevgililer

Şu en iyi sevgili nasıl olur? ya da nasıl olmalı? diye hep çok düşünmüşümdür.İlişki içindeki her sorunda,her çuvalladığımda,her dibe çöktüğümde sürekli "ilişkinizi kurtarmak için bu kitabı okuyun","ilişkinizi kurtarmak içn 5 madde","bu üçünü uygulayın eski sevgiliniz geri dönsün" gibi saçma sapan bin beş yüz tane şey okumuşumdur bu zamana kadar.Ama hiçbiri zerre kadar işe yaramadı.Bir kere en saçma olay şu verdiği bütin taktikler erkeği yanında taş çatlasa bir gün tutar.Ertesi gün yine hoşçakallar,yine elvedalar,kendine iyi baklar.Ama sevse gitmezdi sözüne hep inandım çünkü sevse gitmezdi diyosun demek ki sevmiyomuş diyosun.İlk gün iki göz yaşı dök ikinci gün "kalk kanka yeni insanlarla tanışalım" Bak işte çözüldü olay.En iyi sevgili nasıl olura gelirsekte.Zaten dönemin modası belli.Herkesin dilinde.Sosyal medyanın baş tacı.Aynı gömlekler,hediye kutuları,vurarak sevmeler,seni seviyorum çığlıkları,aşk aşk aşk temalı fotoğraflar.Evet bunların hepsi fazlasıyls güzel.Ama ciddi anlamda bunları hak eden bir seven bulmak çok zor.Yani bulunsada orası öyle şurası şöyle diyip fırlatıp atıyoruz.Her şeyden önce karizma geliyo bugünde.Yine de sanırım en iyi sevgili çok seven,sadık kalan,mutluluk veren ve neşeli günler yaşatandır.

X KIZLAR

Ortalıkta gezen bazı kızlar var herşeye karşı,herşeye muhalefet,herşeyi olay,herşeyi uyuz edici.Bir kere böyle biri herşeyden önce kocaaman GÖRGÜSÜZDÜR. Hayır yani kızım girdiğin her ortamda anıra anıra gülmek zorunda mısın?ya da yanındaki arkadaşına "ay bu tişörtü xxx mağazadan aldoom" diye haykırmak şart mı.Dudağındaki pembe ruj neden beş kat?yürümeyi beceremiyosan o ayağındaki platform niye?işte yok ben herşeyi bilirim rolleri.Ben hep mantıklı düşünürüm göndermelri,heh bir de ben çok duygusalımdır özelliğini bir kimliğine yazmadığın kaldı. İşin kötü tarafı sen kendini üstün sanarken dalga konusu olmak kaderinde varmış.Kısaca sen kendini ön plana çıkarmak isterken görgüsüzlüğün kitabını yazmış bulundun.Yine de başarı.Görgüsüz olmayı başardın ee bi de yanında saygısız damgası yedin...

11 Mart 2014 Salı

Lanet Edersem

Bazen herşey dandik,herşey saçma.Hayır şunu anlamış değilim yanımızdayken umrumuzda olmayan biri gittiği zaman neden kıymetlenir.Sevgili olayı çok acımasız hele.Adam yanındayken dünyaları istersin,aman yanımda otursun gitmesin bi yere,aman bakmasın o tarafa kızlar var,o şifreni vereceksin yoksa dünyanı yıkarım,bu telefonun şifresini neden değiştirdin adam,o kız kiim o kıız dökül hemen bıla bıla bıla.Daha yüzlerce saçmalık.hepimiz biliriz ki eşeği bile öyle bağlasan durmaz. He bi de depresyon bölümü var ki ben yeni yeni atlatabildim bu leveli.Herşeye lanet et.İlk tanıştığımız güne değil onun doğduğu güne bile küfürler yağdırırsın.Sonra gelsin nefret,gelsin intikam."mesaj atsam mı?yok yok daha dur atma,ayy acaba benimle ilgii bişey yazdı mıığğ ki,uf yanlışlıkla like yaptım,ay ay favlamışım çık çık,o kızı seviyo mudur,ya Allahın belası benden sonra bu kız hee bu kız mı yani,hem ben sevgilisiz mutluyum kızlar var hıh."
Neyse ki atlattıktan sonra herşey tamam.Bazen mutluluk batıyo zaten."ayy ben yalnız kalcam yalnız" tribi lazım arada.Çikolata krizleri,yağlı dağınık topuz saçlar,akmış makyaj,dağınık oda.şişmiş gözler,köşeye fırlatılmış telefon ve son ses müzik bile bazen fazlasıyla iyi güzel.Sonra güçlenirsin işte,o öldü dersin,o kim ki ya dersin,bu çocuk çok taşmış çok dersin olay unutulur gider.Ya da pardon pardon unutulmasa da içine atarsan dile getirmessin en azından. Gidene kal demek çok saçma,aşk acısından ölsende her gece "böhüüüv gitti işte gitti" diyip sağı solu tekmelesende aşkından ölüyorum mesajı atmak çok saçma.Atmayacaksın abii istese zaten o atar,istese zaten özler geri döner.Neyse benden akıl almak çok saçma zaten hayatımdaki herkesi tüketmiş,kovalamış biriyim.Ama sevilen biri miyim??tabi ki evet.Tabi daha lise yıllarındayız,en yakın arkadaşımın sevgilisi var,bir de mutlular anlatamam.Gelip bana "ya bu çocuk beni çok kısıtlıyo al işte kavga ettik yine" dediği zamanı hatırlarım da verdiğim tek akıl."ya kapat telefonu arasın dursun,ağırda al ağırdan,ne öyle sulu sulu maç maç maç" demiştim.Ki zaten kız da şöyle bi dönüp bana baktıysa hayatta benim dediklerimi uygulamazdı.çünkü sonuç hep hüsraaan.